|
Afyon ili, Dinar ilçesine bağlı Çapalı köyü;
Köy toprakları, çoğunlukla İç Batı Anadolu'da yer
almakta beraber,
kısmen İç Anadolu'ya ve Akdeniz bölgesine (göller yöresi) taşar.
Dinara 23 km., Keçiborlu'ya 15 km. uzaklığındadır.
Yan köylerinde İncesu Belediyesi ve Elder Köyü bulunmaktadır.
Komşu şehirleri; Denizli, Kütahya, Eskişehir,
Konya, Isparta ve Burdur
illeriyle kuşatılır.
Nüfusu oldukça kalabalıktır. Ama köyde 100-150 ev
bulunmaktadır. Çoğu insanı köyün dışında bulunmaktadır.
İKLİM;
Genellikle kara iklimi görülür. Oldukça sert ve orta derecede
yağışlıdır. Ege'den gelen deniz havasının etkisiyle iklim İç Anadolu
ikliminden az çok farklıdır. Kışlar soğuk, yazlar sıcak geçmektedir.
BİTKİ ÖRTÜSÜ;
Genellikle yazın kuruyan otsu bitkilerden oluşur. Ağaçlıklar
ovalarda, su boylarında (söğüt, kavak) görülür. Ağaç türleri;
karaçam, ardıç, meşedir.
|
Ortalama
sıcaklık |
: 11,2 derece |
|
En sıcak ay
ortalaması |
: 21,2 derece |
|
En soğuk ay
ortalaması |
: 0,3 derece |
|
En yüksek ısı
ortalaması |
: 37,8 derece |
|
En düşük ısı
ortalaması |
: -27,2 derece |
|
Yıllık yağış
ortalaması |
: 455,4 mm |
Köyümüzün evleri bir arada toplu, ev yapısı
kerpiçten, yarıdan fazlası ahşap, bir kısmı da damları düz ve
topraktan örtülüdür.
EKONOMİ;
Çoğunluğu tarım ve hayvancılığa girer. Tarımsal ürünler;
haşhaş,
şekerpancarı, sebzeler arasında salatalık, yeşillikler (marul,
maydanoz vb..), patates, tahıllar arasında
buğday ve arpa
başta gelir. Az olarak da baklagiller yetişir. Kavun, karpuz da
yetişir.
Kayısı,
kiraz,
(özellikle) sarı kiraz, çilek, elma, vişne, gül, armut, şeftali vb...
gibi ürünler de köyümüzde mevcuttur.
Hayvancılıkta koyun, Ankara keçisi, kıl keçisi,
sığır, at, eşek ve kültür inekçiliğidir.Kültür inekçiliği en az
30 yıldır yapılmaktadır. Pınar süt bu köyden her gün süt
toplamaktadır. Özellikle de keçi peyniri meşhurdur...
Sanayi bakımından köyümüzde sanayileşme yoktur.Ama
köyümüzün yeraltı yataklarından olan mermer çıkarılmaktadır. Köy
kadınları satış için değil ama kendilerine
kilim, dokuma
da
yapıyorlardır.
TARİH;
Yaptığımız incelemelere göre; Anadolu Beylikleri zamanında uzun
süre göçer olarak bu bölgede gelirin çoğunluğu hayvancılıkmış.
En çok bugünkü bulunduğu yörede ilkbahar ve sonbahar
mevsimlerinde kalmışlardır. Kış mevsimlerinde batıya Selçuk
civarındaki Keçi Kalesi denilen yerlere kadar inmişlerdir. Yaz
mevsimlerinde ise doğuya, Sarsıp Yaylasına doğru gittikleri
öğrenilmiştir.
Osmanlı İmparatorluğu Duraklama Dönemi'nde bu
yöredeki aşiret isyanlarından etkilenmiş zamanının hükümeti
tarafından mecburi iskan ettirilmiştir. İlk iskan yerleri;
İnaltı mevkii (orada soğuktan barınamadıkları için) ikinci iskan
yerleri Çöpdeğmez veya Kuşkayası altı denilen mevkidir. Buralara
kadar aşiret adı Büyüksavran olduğu araştırmalarımızdan
öğrenilmiştir. İçme suyu olarak da açtıkları kuyudan temin
edilirmiş. O dönemde bugünkü bulunduğumuz yer, çeşitli ağaçlarla
ve bilhassa ardıç, meşe, karaçam kaplıymış.
Bir gün keçi güderken çoban her gün bir tekenin
sakalını ıslak olarak görüyormuş. Bu dikkatini çekmiş. Bir gün
teke nereden sakalını ıslattığını öğrenmek için takip etmiş. Şu
anki Kocaçeşme'nin bulunduğu yerden su içiyormuş. O zamanda
Kocaçeşme'nin bulunduğu yer sığ ormanla kaplıymış. Çoban oraya
işaret koymuş, sonra işaret koyduğu yere adam toplayarak su
çıkan yeri çapa ile kazmaya başlamışlar. O günden beri köyümüzün
adı
ÇAPALI KÖYÜ
olmuş...
Bu suyu kendi imkanlarıyla topraktan yaptıkları küp
(boru) araçılığı ile Çöpdeğmez'e kadar götürmüşler. İçme suyu
olarak da kuyudan kurtulmuşlar. Burada kaç yıl yaşadıkları
bilinmemektedir. Zaman geçmiş ve bugünkü Kocaçeşme'nin bulunduğu
yerlere evleri taşımışlardır.
Osmanlı imparatorluğu döneminde duraklama dönemini
sonlarına doğru doğrudan Süleymanlı isminde kalabalık bir aşiret
bu yöreye gelmiş. Bu bölgedeki yerleşik olan halka yıllarca
zulüm etmiş. Bir nevi isyan gibi aşiret çatışması yaşanmış.
Zamanın hükümeti tarafından zaptiye denilen askeri kuvvet
göndererek olay sona ermiş. O aşiretten bizim köye 16 hane
verilmiş. Tarih olarak Rumi 1105 (miladi 1691) yıllarında
yerleşim tam olmuştur. Bu isyan hakkında Osmanlı imparatorluğu
arşivlerinde bukuat olarak kayıt mevcuttur.
|